ISSN: 2630-5720 | E-ISSN: 2687-346X
Reducing Neointimal Hyperplasia In Experimental Carotis Balloon Damage Model With Oral Administration Of Cilostazol. []
. Ahead of Print: HNHJ-26122 | DOI: 10.14744/hnhj.2020.26122

Reducing Neointimal Hyperplasia In Experimental Carotis Balloon Damage Model With Oral Administration Of Cilostazol.

Hasan Murat Arslan1, Percin Karakol2, Ali Vefa Ozcan3
1Istanbul Fatih Sultan Mehmet Education and Training Hospital, Department of Cardiovascular Surgery, Istanbul, Turkey
2Health Science University Bağcılar Education and Training Hospital, Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, Istanbul, Turkey
3Pamukkale University Education Practice and Research Hospital, Department of Cardiovascular Surgery, Denizli, Turkey

INTRODUCTION: Percutaneous revascularization is one of the interventions through which results are obtained quite quickly among the current treatment of blockage artery diseases. In fact, the success achieved is lower than expected due to stenosis formation and spontaneous thrombosis. Vascular endothelial damage after endovascular interventions causes it to become a sticky surface for leukocytes and platelets, the distortion of the normally smooth surface through which the blood moves nonstop causes an increase in adhesion and procoagulant activities and permeability.
While many cytokines, vasoactive molecules, and growth factors are released intermittently, if the inflammatory response is not suppressed in some way, the accumulation of extracellular matrix occurs with smooth muscle cell migration and proliferation in the vascular wall. This process, known as neointimal hyperplasia, has become a nightmare for many surgeons. As the known physiopathological mechanism of restenosis began to be understood, many pharmacological agents, mechanical agents were developed to prevent this process and tested with animal and human clinical trials. In our study, we aimed to show the inhibitive effect of Cilostazol on neointimal hyperplasia by giving the experimental animal model an oral way.

METHODS: Intimal damage was created in the control and experiment group using the rat carotid artery balloon damage model. A group of animals was reserved as a Sham group. Preparations obtained from rat common carotia after oral Cilostazol treatment for 2 weeks were evaluated histopathologically. Their statistical significance were observed.
RESULTS: In within-group analyses, while no difference was observed among themselves, in cross-group analyses, in terms of intimal thickening, a significant difference was found between group 1 ( Sham ) and group 2 (Control), group 2 and group 3 ( Experiment), however, between group 1 and group 3, no statistically significant difference was detected. In light of these results, we reached the conclusion that Cilostazol has an inhibitive effect on intimal hyperplasia when taken through the oral path. On the other hand, when comparing intimal and medial thickness rates, that the low artery intima/media ratio was found only in the experimental group, shows that the endothelial damage created in the intima was limited by Cilostazol and decreased neointimal hyperplasia unrelated to the media layer.
DISCUSSION AND CONCLUSION: This drug whose systemic and topical effectiveness has been detected previously, would yield positive results not only in patients with peripheral artery disease, but also in peripheral artery patients with symptoms of claudicatio intermittence because of the fact that it shows the most effective and direct impact when administered orally, it is easy to use and its absorption is quite high.

Keywords: Neointimal hyperplasia, Carotis artery balloon injury, Cilostazol.

Deneysel Karotis Balon Hasarı Modelinde, Oral Yolla Alınan Silostazol İle Neointimal Hiperplazinin Azaltılması.

Hasan Murat Arslan1, Percin Karakol2, Ali Vefa Ozcan3
1İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kalp Damar Cerrahisi, İstanbul, Türkiye
2Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi AnaBilimDalı, İstanbul, Türkiye
3Pamukkale Üniversitesi Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı, Denizli, Türkiye

GİRİŞ ve AMAÇ: Tıkayıcı arter hastalıklarının güncel tedavisinde perkütan revaskülarizasyon oldukça hızlı sonuç alınan girişimlerden biri olarak karşımıza gelmektedir. Stenoz oluşumu ve spontan trombozlar nedeniyle aslında elde edilen başarı, beklenenden düşüktür. Endovaskuler girişimler sonrasında meydana gelen damar endotel hasarı, lökosit ve trombositler için yapışkan bir yüzey haline gelmesine, normalde pürüzsüz ve içinden kanın durmadan hareket ettiği yüzeyin bozulması adhezyon ve prokoagulan aktivitelerin ve permeabilitenin artmasına yol açar. Birçok sitokin, vazoaktif molekül, ve büyüme faktörleri aralıklı olarak salınırken, inflamatuar yanıt bir şekilde baskılanmazsa, damar duvarında düz kas hücre migrasyonu ve proliferasyonu ile ekstrasellüler matriks birikimi gerçekleşir. Neontimal hiperplazi olarak bilinen bu süreç, birçok cerrahın korkulu rüyası haline gelmiştir. Restenozun bilinen fizyopatolojik mekanizması anlaşılmaya başladıkça, bu süreci önlemeye yönelik birçok farmakolojik ajan, mekanik ajan geliştirilerek, hayvan ve insan klinik çalışmaları ile denenmiştir. Biz çalışmamızda Silostazolun, neointimal hiperplazi üzerine inhibe edici etkisini, deneysel hayvan modeline oral yolla vererek göstermeyi amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Rat karotis arter balonla hasar modeli kullanılarak kontrol ve deney grubunda intimal hasar oluşturuldu. Bir grup hayvanda sham grubu olarak belirlendi. 2 Hafta oral Silostazol tedavisi sonrası rat kommon karotisinden elde edilen preparatlar histopatolojik olarak değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılıklarına bakıldı.
BULGULAR: Grup içi analizlerde, kendi aralarında fark izlenmezken, gruplar arası analizlerde, intimal kalınlaşma açısından grup 1 ( Sham ) ile grup 2 ( Kontrol ), grup 2 ile grup 3 ( Deney ) arasında anlamlı fark bulundu, grup 1 ile grup 3 arasında ise istatistiki anlamlı fark saptanmadı. Bu sonuçlar ışığında Silostazolun, oral yoldan alındığında intimal hiperplazi üzerine inhibe edici etkisi olduğu kanaatına vardık. İntimal ve medial kalınlık oranları kıyaslandığında ise sadece deney grubunda arter intima/media oranının düşük bulunması, intimada oluşturulan endotel hasarın, Silostazol tarafından sınırlandırıldığını ve media tabakası ile ilişkisiz olarak neointimal hiperplaziyi azalttığını göstermektedir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Daha önce benzer modellerde sistemik ve topikal olarak etkinliği saptanan bu ilacın oral yolla verildiğinde en etkin şekilde ve direkt etki göstermesi, kullanım kolaylığı ve emiliminin de yüksek olması nedeniyle sadece koroner arter hastalığı değil özellikle Claudicatio intermitans bulgusu olan periferik arter hastalarındada yüz güldürücü olmasını sağlayacaktır.

Anahtar Kelimeler: Neointimal hiperplazi, Karotis balon hasarı, Silostazol.



Corresponding Author: Percin Karakol, Türkiye
LookUs & Online Makale