ISSN: 2630-5720 | E-ISSN: 2687-346X

Quick Search




Evaluation of clinical and laboratory findings of patients hospitalized for urinary tract infection []
. Ahead of Print: HNHJ-61580 | DOI: 10.14744/hnhj.2019.61580

Evaluation of clinical and laboratory findings of patients hospitalized for urinary tract infection

Damla Mutlu, Nihan Uygur Külcü, Rabia Gönül Sezer, Abdülkadir Bozaykut
TC University of Health Sciences Zeynep Kamil Maternity and Children’s Training and Research Hospital, Istanbul, Turkiye

INTRODUCTION: Urinary tract infections (UTI) are common and important because of their long-term consequences in childhood. The treatment of UTI consists mainly of antimicrobial agents to eliminate the symptoms, to prevent urosepsis and to reduce the likelihood of renal damage. Here, we aimed to evaluate the clinical, laboratory findings of children hospitalized for UTI for a three years period.
METHODS: Hospital records of the patients were investigated retrospectively. Data about demographic features, past- and family history, clinical and laboratory findings, urine sampling methods, microorganisms isolated from urine culture, treatment duration, recurrent hospitalization were collected. Urinary system imaging findings were obtained.
RESULTS: We enrolled 201 children aged between 1 month-18 years(median: 10 months) to our study. 45,8% of children had urinary tract anomalies. Presence of recurrent UTI, congenital anomaly and vesicoureteral reflux was 26.4%, 8.5% and 8,5%, respectively.
The most common symptoms were fever (54.2%), vomitting (22.9%) and dysuria (12.4%). Upper urinary tract involvement was 45.3%. Fever was observed in children with upper UTI significantly (p=0.0001) more than lower UTI, while jaundice (p=0.004) and restlessness (p=0.039) were observed more in lower UTI than upper UTI. E.coli was most isolated from urine cultures (74.6%). 26,9 % of cases (n=54) had pathologic urinary sonography findings. 53,7% and 55,2% of cases had 99m Tc-dimerkaptosuccinic acid scintigraphy (DMSA) and Voiding Cystoureterography, respectively. 31 cases with DMSA and 32 cases with VCUG had pathologic findings. Mean duration of treatment was 8,48±1,94days.

DISCUSSION AND CONCLUSION: UTI should be in differential diagnosis of infants with fever and vomitting. Appropriate antimicrobial and supportive treatment, urinary tract imaging studies, in relevant cases multi-disciplinary treatment and follow-up are the main steps of UTI management. Treatment should be aimed according to resistant microorganisms in cases with urinary tract anomalies. Before initialization of treatment, urine culture should be drawn. Cases with renal scarring should be followed up for long-term complications.

Keywords: fever, urinary tract infections, pediatrics

Yatarak Tedavi Edilen İdrar Yolu Enfeksiyonlu Hastalarımızın Klinik ve Laboratuvar Bulgularının İncelenmesi

Damla Mutlu, Nihan Uygur Külcü, Rabia Gönül Sezer, Abdülkadir Bozaykut
TC Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın Doğum ve çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi,İstanbul, Türkiye

GİRİŞ ve AMAÇ: Çocukluk döneminde idrar yolu enfeksiyonları (İYE) sıktır. Uzun dönem sonuçları açısından önemli olan İYE’da uygun tedavi ile bulguların giderilmesi, ürosepsisin önlenmesi ve böbreklerde hasar olasılığının en aza indirgenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda üç yıllık süreçte İYE tanısıyla hastaneye yatırılan olguların klinik, laboratuvar, görüntüleme bulgularını incelemeyi amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Olguların dosyaları geriye dönük incelendi. Demografik özellikleri, öz- ve soygeçmişleri, klinik ve laboratuvar bulguları, kültür için idrar alınma yöntemi, idrar kültüründen izole edilen mikroorganizma, uygulanan tedavi süresi, İYE nedeniyle tekrarlayan yatış öyküsü ile ilgili bilgiler toplandı. Üriner sistem görüntüleme (USG, DMSA sintigrafisi ve VSUG) bulguları kaydedildi.
BULGULAR: Çalışmaya, yaşları 1 ay-18 yaş arasında(ortanca yaş: 10 ay) olan, yatarak tedavi edilen 201 hasta alındı. Olguların %45.8’inde üriner sistem anomalisi vardı. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçirme oranı %26,4; doğuştan anomali ve vesikoüreteral reflü (VUR) oranı her biri % 8,5 olarak belirlendi. En sık başvuru şikayeti ateş (% 54,2), kusma (% 22,9) ve dizüri (% 12,4) idi. %45,3 oranında (n=91) üst üriner sistem etkilenmişti. Üst üriner sistem enfeksiyonu olanlarda ateş (p=0,0001), alt üriner sistem enfeksiyonu olanlarda ise, sarılık (p=0,004) ve huzursuzluk (p=0,039) anlamlı yüksek oranda saptandı. İdrar kültüründe en sık (%74,6) E.coli izole edildi. Üriner USG bulguları %26,9 hastada (n=54) patolojikti. Hastaların %53,7’sine DMSA, %55,2’sine VSUG çekildi. DMSA sintigrafisi çekilen hastaların %28,7’sinde (n=31) ve VSUG yapılan hastaların %28,8’inde (n=32) sonuç patolojik bulundu. Tedavi süresi ortalama 8,48±1,94 gündü.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Süt çocukluğu döneminde ateş ve kusma yakınmasında İYE tanısı mutlaka akla getirilmelidir. Enfeksiyonun uygun antibiyotik ve destek tedavisi, görüntüleme yöntemlerinin uygulanması, gerekli durumlarda multidisipliner takip ve tedavi İYE yönetiminin önemli basamaklarıdır. Altta yatan üriner sistem patolojisi olan hastaların daha dirençli mikroorganizmalar ile enfekte olabileceği düşünülerek tedavi planlanmalı, öncesinde mutlaka uygun yöntemle idrar kültürü alınmalıdır. Böbrek parenkim hasar ve skarı olan olguların uzun dönem komplikasyonlar açısından izlemlerinin yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: ateş, üriner sistem enfeksiyonu, pediatri



Corresponding Author: Nihan Uygur Külcü, Türkiye
LookUs & Online Makale