ISSN: 2630-5720

Quick Search




Laparoscopic Endoscopic Surgical Science Nasopharyngeal aspiration and nasopharyngeal swab in diagnosis of RSV children below age 2 presenting with respiratory infection symptoms []
. Ahead of Print: HNHJ-98704 | DOI: 10.14744/hnhj.2019.98704

Nasopharyngeal aspiration and nasopharyngeal swab in diagnosis of RSV children below age 2 presenting with respiratory infection symptoms

Gökhan Davutoğlu
MEDIVIA HOSPITAL DEPARTMENT OF PEDİATRİCS

INTRODUCTION: Bronchiolitis is a common, acute, contagious disease in infants and young children, which is associated with lower airway obstruction. Respiratory syncytial virus is the main cause of viral lower respiratory tract infections in infants and children worldwide. RSV infections constitute 45-83% of all viral infections. One of the easiest and quickest methods to detect RSV is immunochromatography. Determination of the RSV antigen is frequently used in the samples taken from epithelial cells of the nose, nasopharynx or oropharynx where the virus is placed.
In this study, although aspiration of nasopharynx for the removal of the epithelium sample in RSV antigen determination is the gold standard, it was thought that nasopharyngeal swab could be used instead of nasopharyngeal aspiration to take epithelial sample. By comparing the test results of the samples taken from both methods, we aimed to evaluate the usability of nasopharyngeal swab as an alternative to aspiration.

METHODS: 298 infants aged between 1-24 months who were admitted to the hospital presented with acute bronchiolitis, bronchopneumonia and upper respiratory tract infection were included in the study. Both nasopharyngeal aspiration and swab samples were taken from each of the patients. Immunochromatographic methods were used in the first 15-30 minutes in the emergency laboratory. Statistical analysis of the results was made by using SPSS for Windows 10.0 statistical package program. Fisher's Exact test, chi-square test and Mc Nemar tests were used in the comparisons. If the obtained p value is less than 0.05 the result is significiant, if the p value is greater than 0.05 the result is considered meaningless.
RESULTS: The frequency of RSV was 54% (161 cases). The maximum number of RSV detected was in the first 6 months of age. The test results were evaluated according to the time of onset of symptoms and 2-8 days were found to be more RSV positive cases. Nasopharyngeal aspiration, which is the gold standart in the diagnosis of RSV, was found to have a higher sensitivity and also lower false negativity than the nasopharyngeal swab. While 45.6% of RSV cases were determined by nasopharyngeal aspiration method, 39.6% of them were detected by nasopharyngeal swabs, and the difference between them was significant (p <0.05). When the cases were evaluated according to the age group and physical examination findings, within the first 6 months, the sensitivity of the swab samples taken from those who had pharynx hyperemia were higher and the false negativity was lower.
DISCUSSION AND CONCLUSION: In our study, it was determined that the samples taken with nasopharyngeal aspiration yielded better results than the samples taken with the swab. However, in some special conditions and clinical symptoms, nasopharyngeal swabs have been shown to be preferable to aspiration which is a more traumatic method. It has been concluded that nasopharyngeal swabs can be applied superiorly to nasopharyngeal aspiration in children in the first 6 months of age, especially which has pharynx hyperemia. Similar studies need to be performed with higher number of cases because there is not enough study in the literature. It can be thought that the results obtained in our study will contribute to the future studies.

Keywords: bronchiolitis, immunochromatography, nasopharyngeal aspiration, nasopharyngeal swab, RSV

Solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla başvuran 2 yaş altı çocuklarda nazofaringeal aspirasyon ve nazofaringeal sürüntü örneklerinin RSV tanısındaki yeri

Gökhan Davutoğlu
MEDİVİA HOSPİTAL ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ

GİRİŞ ve AMAÇ: Bronşiyolit, bebek ve küçük çocuklarda alt solunum yollarını tutan ve küçük hava yollarında obstrüksiyonla sonuçlanan, yaygın, akut, bulaşıcı bir hastalıktır. Bu çalışmada, RSV antijen tayininde epitelyum örneğinin alınması için altın standart olmasına rağmen nazofarenks aspirasyonu yerine nazofarenks sürüntüsünün kullanılabileceği düşünülmüştür. Her iki yöntemle alınan örneklerin test sonuçlarının karşılaştırılarak, nazofarenksten sürüntüsünün aspirasyona alternatif olarak kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Hastanemiz çocuk acil birimine akut bronşiyolit, bronkopnömoni ve üst solunum yolu enfeksiyonu tablosuyla başvuran, uzun süreli yatarak tedavi gereksinimi olmadan acilden taburcu edilen veya süt çocuğu servisine yatırılan 1-24 ay arasındaki 298 bebek çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya alınan hastaların her birinden hem nazofarengeal aspirasyon hem de sürüntü örnekleri alındı. Alınan örnekler acil laboratuvarında ilk 15-30 dakikada immunokromatografik yöntemle çalışıldı. Sonuçların istatistiksel değerlendirmesi Fisher’s Exact test, ki-kare testi ve Mc Nemar testleri kullanılmıştır. Elde edilen p değeri eğer 0.05’den küçükse sonuç anlamlı, büyükse sonuç anlamsız olarak kabul edilmiştir.
BULGULAR: RSV sıklığı %54 (161 olgu) olarak saptandı. En fazla RSV saptanan yaş grubu ilk 6 ay içindeki bebeklerdi. Test sonuçları semptomların başlama zamanına göre değerlendirildi ve hastalığın 2-8. günlerinde iken pozitif bulunan olgu sayısının daha fazla olduğu görüldü. Solunum yollarından örnekleme yöntemleri arasında RSV tanısında altın standart olan nazofarengeal aspirasyonun, nazofarengeal sürüntüye göre duyarlılığının yüksek ve yalancı negatifliğinin daha düşük olduğu görüldü. Nazofaringeal aspirasyon yöntemiyle RSV olgularının %45.6’sı tespit edilirken, nazofaringeal sürüntü yöntemiyle %39.6’sı tespit edildi, aralarındaki fark anlamlıydı (p<0.05). Olgular yaş grubu ve fizik muayene bulgularına göre değerlendirildiğinde ise, ilk 6 ay içinde olup, farenks hiperemisi mevcut olanlardan alınan sürüntü örneklerinin duyarlılığının daha yüksek, yalancı negatifliğinin daha düşük olduğu görüldü.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Nazofarengeal aspirasyonla alınan örneklerin sürüntüyle alınan örneklere göre daha iyi sonuç verdiği çalışmamızda da ortaya konulmuştur. Ancak bazı özel şartlar ve klinik semptomlar varlığında, nazofarenksten eküvyonla sürüntü alınması yönteminin, daha travmatik bir yöntem olan aspirasyona tercih edilebileceği gösterilmiştir. Tüm yaş gruplarında olmasa da, özellikle farenks hiperemisi olan ilk 6 ay içindeki çocuklarda nazofarenksten eküvyonla sürüntü yöntemi nazofaringeal aspirasyon yöntemine göre üstün saptanarak uygulanabileceği kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: bronş, iyolit, immunokromatografi, nazofarenks aspirasyonu, nazofarenks sürüntüsü, RSV



Corresponding Author: Gökhan Davutoğlu, Türkiye
LookUs & Online Makale